Değerli konuklarımız, sizi belirlenen hareket noktalarından alarak rehberimizin anlatımları eşliğinde Adana’ya doğru yola çıkıyoruz. Yolda (ekstra) serbest kahvaltı molamızın ardından Adana şehir merkezine ulaşıyor ve Sabancı Merkez Cami ile Taş Köprü’yü panoramik olarak görüyoruz. Ardından, zengin kültürüyle dikkat çeken ve "Doğu’nun Paris’i" olarak anılan Gazi şehrimiz Gaziantep’e doğru hareket ediyoruz. Gaziantep’teki ilk durağımız, Birecik Barajı’nın suları altında kalan Zeugma Antik Kenti’nden çıkarılan mozaiklerin sergilendiği Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi olacak. Rehberimizin buradaki anlatımlarının ardından, yemek kültürüyle ünlü bu şehirde yöresel lezzetleri tatmadan olmaz diyerek öğle yemeğine gidiyoruz. Meşhur Ali Nazik, küşleme ve diğer kebapların tadına bakıyoruz. Öğle yemeğimizin ardından, Gaziantep şehir merkezinde bulunan ve halk arasında "Kale-i Füsun" veya "Kefen Kalesi" olarak da bilinen Gaziantep Kalesi’ni panoramik olarak görüntülüyor, fotoğraflarını çekiyoruz. Tarihi çarşılar bölgesinde başlayan gezimizde; bakır işçiliğinin teknolojiye meydan okuyan seslerine tanık olduğunuz Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı ve Zincirli Bedesten’i geziyoruz. 17. yüzyıldan kalma Tekke Camii Külliyesi içindeki Tahmis Kahvesi’ni, yeraltı su dağıtım sistemi (kastel) örneklerini barındıran Tütün Hanı’nı ziyaret ediyoruz. Verilen serbest zamanda; bakır eşyalar, baharatlar, Antep fıstığı, sedef kakma ürünleri ve baklava gibi yöresel lezzetlerden alışveriş yapma imkânı buluyoruz. Gaziantep’in meşhur katmerinin tadına da baktıktan sonra, bu renkli şehirde konaklayacağımız otele yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Sabah Kahvaltısı: Yol güzergahı üzerinde dinlenme tesisinde alınacaktır. (Ekstra)
Öğlen Yemeği: Gaziantep’te alınacaktır. (Ekstra)
Akşam Yemeği: Otelde alınacak olup tur ücretine dahildir.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından adeta cennetten bir köşe olan Halfeti’ye doğru yola çıkıyoruz. Dileyen misafirlerimizle birlikte, sular altında kalmış Halfeti’de Fırat Nehri kenarında bekleyen teknemize binerek keyifli bir tekne turuna çıkıyoruz. Bu turda; eski bir yerleşim yeri olan Rumkale’nin ve sular altında kalan minaresiyle ünlü Savaşan Köyü’nün kalıntılarını görme fırsatı bulacağız. (Ekstra) Tekne turumuzu tamamladıktan sonra, siyah gülleriyle ünlü Halfeti’ye geri dönüyor ve bu büyüleyici kasabadan ayrılarak Nemrut Dağı yolculuğumuza başlıyoruz. Adıyaman’a varışımız ile öğle yemeğimizi alıyoruz, ardından Kahta’ya doğru yola çıkıp dileyen misafirlerimizle birlikte minibüslerimize binip Nemrut Dağı’na hareket ediyoruz. (Ekstra) Muhteşem manzaralar eşliğinde rehberimizin anlatımlarını dinliyor ve Roma İmparatorluğu’nun efsanevi IX. Lejyon’u tarafından inşa edilen Cendere Köprüsü’ne ulaşıyoruz. Burada anlatımları dinleyip fotoğraflar çektikten sonra, Kommagene Kralları’nın yazlık başkenti Arsemia’yı görüyoruz. Ardından, deniz seviyesinden 2150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı’nın zirvesine çıkıyor ve Kommagene Kralı Antiokhos adına yapılan tümülüsü, Doğu-Batı Terasları’nı ve buradaki devasa heykelleri görüyoruz. Rehberimizin anlatımlarının ardından, serbest zamanımızda muhteşem manzaranın tadını çıkarıyoruz. Zirveden ayrıldıktan sonra minibüslerimizle Kahta’daki otobüsümüze dönüyor ve konaklama yapacağımız otele ulaşıyoruz. Akşam yemeğimiz otelde alınacaktır.
Sabah Kahvaltısı: Otelde alınacak olup tur ücretine dahildir.
Öğlen Yemeği: Kahta’da alınacaktır. Serbest veya menü (Ekstra).
Akşam Yemeği: Otelde alınacak olup tur ücretine dahildir.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel dokusunu keşfetmeye başlıyoruz. İlk durağımız, edebiyatımızın unutulmaz ismi Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğduğu ve müze olarak hizmet veren evi olacak. 35 yaş şiiriyle tanınan şairin bu evi, aynı zamanda Diyarbakır sivil mimarisinin en zarif örneklerinden birini yansıtıyor. Ardından, Diyarbakır Ulu Camii’ni ziyaret ediyoruz. İslam tarihinin en eski camilerinden biri olan bu yapı, “Harem-i Şerif” unvanıyla Anadolu’daki önemini koruyor. Diyarbakır surlarının 9000 yıllık geçmişe sahip en eski bölümü olan Keçi Burcu’nu görüyoruz. Buradan Dicle Nehri’ne baktığınızda, nehrin üzerindeki 10 Gözlü Köprü ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bereketli Hevsel Bahçeleri sizleri büyüleyecek. Mardin Kapı ve Yeni Kapı’yı panoramik olarak gördükten sonra, Batman üzerinden Hasankeyf’e doğru yola çıkıyoruz. Dileyen misafirlerimiz ile Artuklular döneminden kalma ve taş kemerli yapısıyla dikkat çeken Malabadi Köprüsü’nü (ekstra) ziyaret ediyoruz. 12. yüzyılda inşa edilen bu köprü, Orta Çağ mühendisliğinin nadide örneklerinden biridir. Tarihi yapıyı fotoğraflayıp kısa bir bilgilendirme aldıktan sonra Hasankeyf’e doğru yola çıkıyoruz. Batman’da, Türkiye’nin ilk petrol kuyusunun bulunduğu bu modern şehri panoramik olarak görüp öğle yemeği molası veriyoruz. Yemeğin ardından, Ilısu Barajı nedeniyle sular altında kalan ve artık “Eski Hasankeyf” ile “Yeni Hasankeyf” olarak ikiye ayrılan bu antik kente ulaşıyoruz. İlk olarak, Yeni Hasankeyf’e taşınan El Rızık Camisi, Sultan Süleyman Camisi ve Zeynel Bey Türbesi’ni geziyoruz. Dileyen misafirlerimizle birlikte, ekstra bir aktivite olarak düzenlediğimiz Hasankeyf Tekne Turu’na katılıyoruz. Yaklaşık 45 dakika sürecek bu turda, sular altında kalan Eski Hasankeyf’in gizemli atmosferini hissedip tarihin izlerine tanıklık edeceğiz. Hasankeyf’ten ayrıldıktan sonra, görsel bir şölene dönüşen yolculuğumuzla Midyat’a varıyoruz. Midyat gezimize, Sıla ve Hercai gibi dizilere ev sahipliği yapan Midyat Konuk Evi’ni ziyaret ederek başlıyoruz. Tarihi taş evlerin arasında yapacağımız keyifli bir yürüyüşün ardından, şehir merkezinde serbest zaman veriyoruz. Burada, Midyat’ın dünyaca ünlü telkâri gümüş işçiliğinden örnekler bulabileceğiniz atölyeleri ve Lahor Ağacı köküyle boyanan özgün Mavi Badem Şekeri’ni tadabileceğiniz dükkânları keşfedebilirsiniz. Günün yorgunluğunu atmak ve dinlenmek üzere otelimize hareket ediyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Sabah Kahvaltısı: Otelde alınacak olup tur ücretine dahildir.
Öğlen Yemeği: Batman'da alınacaktır. Serbest veya menü (Ekstra).
Akşam Yemeği: Otelde alınacak olup tur ücretine dahildir.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından adeta cennetten bir köşe olan Halfeti’ye doğru yola çıkıyoruz. Dileyen misafirlerimizle birlikte, sular altında kalmış Halfeti’de Fırat Nehri kenarında bekleyen teknemize binerek keyifli bir tekne turuna çıkıyoruz. Bu turda; eski bir yerleşim yeri olan Rumkale’nin ve sular altında kalan minaresiyle ünlü Savaşan Köyü’nün kalıntılarını görme fırsatı bulacağız. (Ekstra) Tekne turumuzu tamamladıktan sonra, siyah gülleriyle ünlü Halfeti’ye geri dönüyor ve bu büyüleyici kasabadan ayrılarak Nemrut Dağı yolculuğumuza başlıyoruz. Adıyaman’a varışımız ile öğle yemeğimizi alıyoruz, ardından Kahta’ya doğru yola çıkıp dileyen misafirlerimizle birlikte minibüslerimize binip Nemrut Dağı’na hareket ediyoruz. (Ekstra) Muhteşem manzaralar eşliğinde rehberimizin anlatımlarını dinliyor ve Roma İmparatorluğu’nun efsanevi IX. Lejyon’u tarafından inşa edilen Cendere Köprüsü’ne ulaşıyoruz. Burada anlatımları dinleyip fotoğraflar çektikten sonra, Kommagene Kralları’nın yazlık başkenti Arsemia’yı görüyoruz. Ardından, deniz seviyesinden 2150 metre yükseklikteki Nemrut Dağı’nın zirvesine çıkıyor ve Kommagene Kralı Antiokhos adına yapılan tümülüsü, Doğu-Batı Terasları’nı ve buradaki devasa heykelleri görüyoruz. Rehberimizin anlatımlarının ardından, serbest zamanımızda muhteşem manzaranın tadını çıkarıyoruz. Zirveden ayrıldıktan sonra minibüslerimizle Kahta’daki otobüsümüze dönüyor ve konaklama yapacağımız otele ulaşıyoruz. Akşam yemeğimiz otelde alınacaktır.
Sabah Kahvaltısı: Otelde alınacak olup tur ücretine dahildir.
Öğlen Yemeği: Kahta’da alınacaktır. Serbest veya menü (Ekstra).
Akşam Yemeği: Otelde alınacak olup tur ücretine dahildir.
Sabah otelimizde aldığımız kahvaltının ardından, Şanlıurfa’nın simgesi hâline gelmiş Balıklıgöl’e doğru hareket ediyoruz. Şehir merkezinin güneybatısında yer alan bu kutsal alan; Hz. İbrahim’in ateşe atıldığında düştüğüne inanılan ve mucizevi bir şekilde göle dönüşen Halil-ür Rahman Gölü ile Nemrut’un kızı Zeliha’nın gözyaşlarından oluştuğu söylenen Aynzeliha Gölü’nü kapsıyor. Rehberimizin anlatımları eşliğinde bu efsanevi mekanları keşfettikten sonra, Şanlıurfa’nın renkli ve otantik çarşılarını gezmek için serbest zaman vereceğiz. Bakırcılar Çarşısı’nda el işçiliği ürünleri, Bedesten’de tarihi dokusuyla bezeli antikalar, Sipahi Pazarı’nda yöresel baharatlar ve İsot Pazarı’nda meşhur Urfa biberlerini görme şansı bulacaksınız. Serbest zamanın ardından rotamızı, “yolların kesiştiği yer” anlamına gelen Harran’a çeviriyoruz. UNESCO tarafından koruma altına alınan ve dünyada sadece üç bölgede bulunan konik kubbeli evleriyle ünlü bu antik kentte, 5.000 yıllık tarihin izlerini takip edeceğiz. Harran Üniversitesi (Ulu Cami) – dünyanın ilk İslam üniversitesi –, Harran Höyüğü, Harran Kalesi, Kervansaray ve geleneksel Konik Harran Evleri’ni gezeceğiz. Ayrıca, bu eşsiz mimariye sahip bir evde kısa bir mola vererek bölge kültürünü yakından deneyimleyeceğiz. Harran’dan ayrıldıktan sonra Şanlıurfa’ya veda ediyor ve Adana üzerinden Pozantı yoluyla dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Tarih, kültür ve doğanın iç içe geçtiği bu unutulmaz günü birlikte tamamlıyoruz.
Sabah Kahvaltısı: Otelde alınacak olup tur ücretine dahildir.
Öğlen Yemeği: Şanlıurfa'da alınacaktır (Ekstra).
Akşam Yemeği: Güzergâhımız üzerinde uygun bir tesiste serbest olarak alınacaktır. (Ekstra)
Not: Bu akşam otel konaklaması bulunmamaktadır.
Sizi arayalım mı?